Merhaba Fiber Zihin Akademi Ailesi, Ben Fikri Tezbaşar,
Hafta sonu kızım ve anamla birlikte Bursa'ya gittik. Çocukken sürekli geldiğimiz akrabalarımız vardı Bursa'da ama artık onlar da göçüp, gittiler bu diyardan. Havasını hep sevmişimdir buraların ama bu defa öyle bir kar yağdı ki, kara sevdam olsa dışarda kalamazdım. Biz de her medeni, şehir görmüş insan gibi avmye sığındık. Bu inanılmaz eğlenceli avmde boş boş yürüme keyfimi kaçıran olay da aynı yerde yaşandı. Otizmli bir çocuğun sabır zorlayıcı davranışları ile yüzleşmek. aayakkabıcının önünden geçerken bir çığlıkla irkildik. Madame çarşafçısından geliyordu. Herkes gibi biz de merakla oraya baktık. Ahmet annesinin kulağını çekip yumruk atmış. Sonra hızını alamayıp sert şekilde ısırmış, Sonradan öğrendik ki ilk defa bir zorlayıcı davranışta bulunmuş. Yani, annesi için savunmasız, habersiz bir anda yaşanmış. Ummadığı taş baş yarmış yani.
Bazen çocuklarımızda anlamakta zorlandığımız, bizi çaresiz hissettiren davranışlar görebiliriz. Bu davranışlar zaman zaman "kötü niyetli" ya da "düşüncesiz" gibi algılanabilir. Ancak gelin, bugün bu davranışlara bambaşka bir pencereden bakalım.
Karşılaştığımız zorlayıcı davranışlar gerçekten de çocuğumuzun bir ihtiyacını ifade etme şekli olabilir mi? Bu soru, otizmli çocuk sahibi birçok ebeveynin aklını meşgul eder. Cevabım net: Evet, genellikle öyle!
Otizm spektrumundaki bireylerin dünyayı algılama ve bu dünya ile iletişim kurma biçimleri farklılık gösterebilir. Bu sebeple duygu, düşünce ve ihtiyaçlarını bizim onlardan beklediğimiz şekliyle ifade edemezler. İletişime geçmek için tek bir seçenek görürler, fiziksel uyarı. Daha çok bir alarm durumu., Ve sonuç olarak davranışlar birer mesaja dönüşür. Çocuğunuzun yaptığı "istenmeyen" bir hareket, aslında "Benim yardıma ihtiyacım var!", "Burası benim için çok fazla!", "Sana bunu anlatamıyorum!" diyen sessizliği kadar şiddetli bir çığlık olabilir. Bu bakış açısı, yani otizmde davranış sebeplerini bir iletişim biçimi olarak görmek, hem ebeveynler için rahatlatıcıdır hem de çocuğa doğru desteği vermenin ilk adımıdır.
Peki, çocuğumuzun davranışı hangi karşılanmamış ihtiyaç ile ilgili olabilir? Ortaya çıkan son bulguları da derleyebilmek ve bilgi tazelemek için bir günümü tekrar bu konuyu araştırmaya ayırdım Sonuç olarak 5 başlık altında topladım.
Gelin, sık karşılaşılan birkaç duruma ve bunların olası sebeplerine detaylıca göz atalım:
1. Duyusal İhtiyaçlar: Dünya Bazen Çok Gürültülü, Çok Parlak Ya Da Çok Yoğun!
2. İletişim İhtiyaçları: Anlamak ve Anlatmak Çok Zor Olabilir!
3. Öngörülebilirlik ve Rutin İhtiyaçları: Değişim Korkutucu Olabilir!
2. 4. Sosyal Anlama İhtiyaçları: Sosyal Kurallar Benim İçin Muamma!
5.Fizyolojik İhtiyaçlar: Bedenim Bana Sinyal Gönderiyor, Ama Ben Bunu İfade Edemiyorum!
Duyusal İhtiyaçlar: Dünya Bazen Çok Gürültülü, Çok Parlak Ya Da Çok Yoğun!
Otizmde duyusal hassasiyetler oldukça yaygındır. Bir çocuk, çevresindeki seslere, ışıklara, dokulara veya kokulara karşı aşırı hassas olabilir (hipersensitivite) ya da tam tersi, yeterli uyaran alamadığı için daha fazlasını arıyor olabilir (hipersensitivite).
· Örnek: Alışveriş merkezinde çocuğunuz birden kulaklarını kapatıp ağlamaya başladıysa, sebep yüksek sesler ve kalabalığın yarattığı duyusal aşırı yüklenme olabilir. Bu durumda çocuğun "Sakin bir yere gidelim!" deme şekli kulaklarını kapatıp ağlamaktır.
· Örnek: Çocuk sürekli dönüyor, zıplıyor veya nesnelere sertçe vuruyorsa, bu vücudundan gelen hisleri daha yoğun algılama (proprioception) veya denge (vestibular) duyusuna yönelik bir arayış olabilir. Bu bir çeşit duyusal arayış davranışı ve çocuğun "Vücudumu hissedebilmek için hareket etmeye ihtiyacım var!" deme şeklidir.
· Örnek: Belirli kıyafetlerin dokusundan rahatsız olma veya yemek seçiciliği de duyusal hassasiyetle ilgilidir. Çocuğun itirazı "Bu doku/tat beni rahatsız ediyor!" mesajını taşır.
Bu gibi durumlarda, çocuğun zorlayıcı davranışı (ağlama, bağırma, kendini yere atma, vurma vb.) aslında rahatsızlığından kurtulma veya ihtiyaç duyduğu duyusal girdiyi alma çabasıdır.
2. İletişim İhtiyaçları: Anlamak ve Anlatmak Çok Zor Olabilir!
Otizmli bireylerin en temel zorluklarından biri otizm iletişim becerilerindeki farklılıklardır. Hem sözel dili anlama hem de kendini ifade etme konusunda güçlükler yaşayabilirler. Bu durum, isteklerini belirtememe, ne olduğunu anlayamama veya duygularını ifade edememe gibi sonuçlar doğurur.
· Örnek: Çocuk istediği oyuncağı işaret ediyor ancak ebeveyn anlamıyor. Çocuk öfkelenip ağlamaya veya ebeveynin elini çekmeye başlıyor. Burada davranışın sebebi "O oyuncağı istiyorum ve sana bunu nasıl anlatacağımı bilmiyorum!" mesajıdır.
· Örnek: Planlanmamış bir değişiklik olduğunda çocuk şiddetli bir tepki veriyor. Olan biteni anlayamadığı veya anlatamadığı için yaşadığı kafa karışıklığı ve kaygı, kendini bir meldown ya da öfke nöbeti olarak gösterebilir. Mesaj "Ne olduğunu anlamıyorum ve bu beni korkutuyor!" olabilir.
· Örnek: Çocuk, bir soruyu cevaplamak yerine sürekli aynı şeyi tekrarlıyor (ekolali). Bu, bazen soruyu işleme biçimi, bazen de "Cevabı bilmiyorum ama seninle etkileşimde kalmak istiyorum" deme şekli olabilir.
İletişimdeki bu boşluklar, çocuk için büyük bir hayal kırıklığı ve çaresizlik kaynağıdır. Zorlayıcı davranış, bu duygunun dışavurumudur. Bu yüzden davranış, aslında "Benimle daha etkili bir şekilde iletişim kurmana ihtiyacım var!" diyen bir sinyaldir.
Davranışın sadece bir semptom olduğunu, asıl meselenin altında yatan ihtiyaç olduğunu unutmayın. Çocuğunuz size en derin ihtiyaçlarını davranışlarıyla anlatıyor. Onları dinlemeyi öğrenin.
Eğer bu yazı size faydalı olduysa veya aklınıza takılan başka sorular varsa, yorumlarda benimle paylaşmayı unutmayın.
Daha fazla bilgi, pratik ipuçları ve destek için Fiber Zihin Akademi Instagram sayfamızı takip etmeyi ve detaylı video içeriklerimiz için aynı isimdeki YouTube kanalımızı ziyaret etmeyi sakın unutmayın! Orada bu konuları daha geniş ele alıyor, örneklerle açıklıyoruz.
Sevgiyle kalın.
Fikri
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder